ANASAYFA / BİENALLER / 6.ÇANAKKALE BİENALİ / KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Geçmişten Önce – Gelecekten Sonra

En eski geçmişin efsanevi boyutu başına buyruk yaşamış ve kavranılamaz hale gelmiş bir gerçekliğin yerini almıştır. Troya Savaşı buna bir örnektir: Gerçekliğini ya da gerçek dışılığını ortaya koyacak hiçbir yeni buluş, Homeros destanının bugün bile muhayyilemizi etkileyen o müthiş çağrışım gücünü değiştirmeye yetmeyecektir.”        Thierry Hentsch – “Hayali Doğu” – 1992

Troya’yı bu denli özgün kılan epik bir efsane ile tarihsel bir gerçeklik arasında salınan kimliğidir. Homeros’un ölümsüz destanı İlyada, ardından gelen yüzyıllar ve binyıllar boyunca insanoğlunun hem bilgi ve gerçekliğe olan merakını, hem de düşlere ve hayal gücüne olan ihtiyacını aynı anda besleyebilmiştir. Homeros’un destanı ve Troya medeniyeti, yüksek sanattan kitle kültürüne çok geniş bir alanda yaratıcı ürünler için ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. Tüm tarihsel olgular gibi bugünün sosyal ilişkiler bağlamını anlamada bize ipuçları verirken, destansı yönüyle de kolektif belleğimiz ve kültürel iklimimize referans oluşturmaya devam ediyor.

Homeros’un destanı, on yıl süren bir savaşın şiirsel tasviri, açık seçik iması olmanın ötesinde, tarihler ve coğrafyalar boyunca yayılarak bağlama göre yeniden anlamlandırılan bir kavram, kelimenin gerçek anlamıyla bir mitostur. Troya’ya bugün tekrar bakıp, Doğu ile Batı ya da Kuzey ile Güney arasındaki biteviye çatışmayı, geçiş coğrafyalarının kadim mücadeleler yazgısını görerek tarihin tekerrürünü de düşünebiliriz; arkeolog M. Osman Korfmann gibi “iki kültürel dünyanın sınırındaki geçit ve limanlardan oluşan, Asya ve Avrupa arasındaki sınır ve ilişkiler bölgesinde bir iletişim ve ticaret merkezi” olarak yad edip, kültürlerin ve insanların karşılıklı bağımlılığının ürettiği zenginlik ve olanakları da görebiliriz. Troya’nın tarihsel gerçekliği ve mitolojisi “hem düşleşen bir gerçek hem de gerçekleşen bir düş; eşi benzeri olmayan öfke, insan yüreğinin dayanamayacağı trajediler, her şeyi bir anda tersine çeviren hile, yok olup giden kentler ve umutlar destanlaşıp düşleşmiş; bu düşler ve destanlar ete kemiğe bürünüp Troya olmuş”*. (Prof. Dr. Rüstem Aslan, Troya Kazı Başkanı)

6.Çanakkale Bienali’nin kavramsal çerçevesi, zamanı tarihselleştirmede başvurulan birimlerden ilham alıyor: Geçmişten Önce / Gelecekten Sonra, belli milatlardan öncesi ve sonrası (MÖ/MS) ya da daha nesnel bir bakışla günümüze olan uzaklığı üzerinden (GÖ) tarif edilen tarihsel zamanın kodlarıyla oyunsu ve şiirsel bir ilişki kurmayı hayal ediyor ve sanatçıları bu bağlama davet ediyor.

Geçmiş ve gelecek fikrimizin seçme, seçili anları birleştirme, yeniden yazma ve anlam türetme süreçlerinin bir ürünü olduğunun bilincindeyiz. Günümüzden önceki zamansal uzam paranteze alındığında “geçmiş”e dönüşüyor ve tarih de o seçili parantezle başlıyor. Geçmişte ve gelecekte, öncesinde ve sonrasında neyi gördüğümüz bakış açısına, bilgi ışığının kaynağına ve yoğunluğuna, öğrenilmiş bakma biçimine, içselleştirilmiş değerler sistemine bağlı olarak değişiyor. Bu değişkenlik dünyayı anlamlandırmanın tekinsiz zemini olduğu kadar, özgün taktik ve stratejilere de açık bir saha. Günümüz sanatının biçim ve içeriği, kavramsal ve şiirsel katmanları için ise öncesiz ve sonrasız bir kaynak.

CABININ, 2018