Serhat Kiraz

Serhat Kiraz’ın yerleştirmeleri izleyiciden çok boyutlu algısal ve kavramsal güç talep eder. Kiraz sanatı yalnız bir algı nesnesi olarak değil, bir felsefe nesnesi olarak öngörür. Çözümleyici, ögelere ayrıştırıcı ve yapısalcı bir yöntemle ürettiği yerleştirmeler gerçekleri kurguyla, usu düş gücüyle, yönlenmeyi kararlı bir amaçla birleştirir.

Yerleştirmeleri izleyicinin yerleştirme çevresinde dolaşarak mesajların ve imgelerin çoğulluğunu anlamayı, biçimlerin çeşitliliğini ve değişkenliğini anlamasını sağlar. Kiraz, öncelikle yapıtının, kültürlerin karmaşık ve farklı olmasına karşın, tek bir kaynaktan çıktıklarını ve bir bütün olarak ele alınması gerektiğini savunan felsefi arka alanı ile uğraşır. Küreselliği öngören bu düşünce 1980’ler gibi erken bir dönemde oluşmuştur. O, düşüncelerini her işinin içinde biriktirir ve böylece bütün işleri onun düşüncelerinin yapısını yansıtır. Yapıtlarının bulunduğu mekânı ikincil olarak ele alır. Mekânı, kavramsal ve tarihsel içerikleriyle açılımlı bir biçimde değerlendirir. Birincil bir yapı içinde ikincil bir yapı kuran bir mimar gibi davranır. Yerleştirmenin verilen mekânla ilişkisi her zaman sağduyulu, uyumlu ve organiktir; ancak mekânı görsel ve algısal olarak hareketlendirir ve onu kurgusal ortama dönüştürür. Bu belirgin karaktere bağlı olarak dikkatle seçtiği malzemeler ve kusursuz işçilik yerleştirmelere yetkinlik, incelik ve nitelik kazandırır. Yerleştirmelerde tarihsel ve güncel kültüre ilişkin ve bilim ve tekniğe gönderme yapan nesneler ve imgelerden oluşan ögeler vardır; bu ögeler içinde bulundukları mekânı kurgusal olarak tanımlayan yapısalcı ve destekleyici bir çerçeve içine toplanmıştır. Bu çerçeve çoğu kez yapı iskelesi ya da taşımacılıkta kullanılan sandıklar gibi temel malzemelerdir. Arabulucu gibi kullanılan bir ışık kaynağı bu ögelerle yapısal çerçeveyi sonuçta araştırıcı ve spekülatif bir bütün olarak kucaklar.

(Beral Madra)

kiraz serhat

İsimsiz (2009-2012) Karışık malzeme yerleştirme. Değişik boyutlar.
Sanatçının izniyle.