Salam Atta Sabri

1953'te Bağdat'ta doğdu. Bağdat'ta yaşıyor ve çalışıyor.

5. Çanakkale Bienali için ürettiği mürekkep çizimlerinden oluşan bu seride Salam Atta Sabri, Irak ulusunun sembolü olarak palmiye ağacını kullanır. Irak’ın ve halkının hurma ağaçları ile derin ve eski bir ilişkileri vardır. Mezopotamya silindir mühürlerinde görüntüleri olan palmiye ağaçları günümüzde de yetiştiriliyor, hem hurmalarından yararlanılıyor hem de ahşabı geleneksel el işlerinde kullanılıyor. Palmiye ağaçlarının gölgeleri yaz aylarında Irak’ın şehirlerini serin tutar. Irak bir zamanlar dünyanın önde gelen hurma üreticilerinden biriydi.

1950’lerde hızla artan petrol üretimi Irak ekonomisinde tarımın yerini aldı. Sanatçı günlük olarak ürettiği bu çizimlerin bir tür psikoterapi yöntemine benzediğini söylüyor. Atta Sabri’nın bu çalışmaları Ruya Vakfı tarafından 2015’de, 56. Venedik Bienali’nde ilk kez sergilenmiştir. Atta Sabri’nın işleri hem sanatçının kendi belleğinden hem de Irak’ın kadim ve çağdaş tarihinin oluşturduğu kolektif bellekten esinlenir. Ayrıca, Atta Sabri’nin kendi babası Jawad Salim’in dahil olduğu Iraklı sanatçıların hayatlarından ve eserlerinden de etkilenmiştir. Çalışmalarındaki Avrupa etkilerini oluşturanlar arasında Van Gogh ve Paul Klee’nin çalışmaları, Metropolitan Sanat Müzesi’ne yaptığı ziyaret sayılabilir.

Atta Sabri şöyle diyor: “Ölüme, yıkıma ve Irak’ta maruz kaldığı ihmale rağmen hurma ağacı direnir ve dimdik ayakta kalır tıpkı ana vatanımız gibi. Ancak bu ağaçları ne zaman çizsem acı ve çaresizlik hissederim. 1980’lerdeki Iran-Irak Savaşı’ndan beri Irak’taki hurma bahçelerimiz çatışmalar, ihmal ve kötü kentsel planlamalar nedeniyle sistematik olarak yok edildi. Bu çizimler bir sanatçıdan dünyaya yollanan S.O.S çağrısı gibidir. Irak’taki palmiye ağaçlarını yok olmaktan kurtarmak benim için insani bir sorundur. Bu ağaçlar bizim kültürümüzün temel unsurlarındandır”