Nancy Atakan

1946’da ABD'de doğdu. İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor.

Bu video mağdur olanları temsil eder. Hayvanat bahçelerinde sıkışmış yaralı hayvanlar gibi, kafesteki kuşlar gibi, iki kadın bir ağızdan çığlık atıyor. Nakış, onunla ne yazıldığından daha önemli bir rol oynamaktadır, çünkü hepimiz dünyanın acil bir durumda olduğunu biliyoruz.

Çağlar boyunca ve kültürler arasında, kadınların dikiş yapmaları istendi. Hatta roman yazmalarına izin verilmediği zamanlarda bile nakışlarla mesajlar yazdılar. Burada birbirine benzeyen iki kadın derin bir karanlık çukurda oturuyor ve nakış işliyor. Biri kadın sanatçının kendisi, diğeri ise profesyonel oyuncu. Bu kadınların yaptığı nakış neyi temsil eder?

Bugünün sanat eseri bazen sansüre tabi tutuluyor. Çalışmaya devam edebilmek için kadın sanatçı, ona atfedilen tekniğe dönmüştür. Bu iki kadın hapishane veya kafes de değiller ama karanlık derin çukurda nakış işliyorlar. Belki de en kötüsü, onların dünyamıza karşı hissettikleri hayal kırıklığı çığlığı, toplumun ve Freud'un kadınlara atfettiği histeri durumu olarak düşünülebilir.